KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/12856 E., 2013/26880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Antalya 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17.01.2013
- Numarası
- Esas no:2011/1285 Karar no:2013/31
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanma davası içinde istenen ve boşanmanın fer'i niteliğinde olan nafakalar ile tazminatların kabulü veya reddi halinde taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin tabi bulunmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir
2-Dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girdikten sonra 05.12.2011 tarihinde açılmış, davacı kadın dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmamışken, ön inceleme duruşmasında 50.000 TL. maddi, 50.000 TL. manevi tazminat talebinde bulunmuş ve ön incelemeye ilişkin bu duruşmaya davalı vekili katılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 141. maddesinde " taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir.
Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır" hükmü bulunmaktadır.
Belirtilen kanun maddesinden açıkça anlaşılabileceği gibi, davacı maddi ve manevi tazminat konusunda iddiasını (talep sonucunu) süresinden sonra genişletmiş olup; davalının bu konuda açık muvafakati olmadığı gibi,bu konuda usulünce yapılmış bir "ıslah” işlemi de mevcut değildir.
O halde; davacının maddi ve manevi tazminat talebi hakkında usulüne uygun olarak yapılmış bir talep bulunmadığından, " karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilecek yerde,yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Davacının talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminatlar Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesinden kaynaklanmakta olup boşanmanın eki niteliğinde olduğundan savunmanın genişletilmesi yasağına tabii değildir. Türk Medeni Kanununun 184. maddesi ve yargılama ekonomisi bakımından değerli çoğunluğun 2 nolu bendindeki bozmaya katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/12856, K. 2013/26880, 19 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama