KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/13949 E., 2013/27750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Bursa 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 12.4.2013
- Numarası
- Esas no:2011/1190 Karar no:2013/326
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından; her iki boşanma davası ve fer'ileri yönünden, davalı-davacı (kadın) tarafından ise; maddi tazminat ve nafakaların miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kocanın reddedilen kendi boşanma davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kocanın, kadının kabul edilen davasına ilişkin temyizinin incelenmesine gelince;
Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca, boşanma kararı verebilmesi için; evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir.
Oysa dinlenen davalı-davacı kadının tanıklarının beyanlarında geçen olaylardan sonra tarafların barışarak birlikte yaşamaya devam ettikleri, böylece barışmadan önceki kusurlu davranışların karşılıklı olarak affedildiği veya en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekmektedir. Affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olaylar artık kusur olarak değerlendirilemez ve bu nitelikteki olaylara dayalı olarak da boşanma kararı verilemez.
Tarafların barışmasından sonra da, davacı-davalı kocadan kaynaklanan boşanmayı gerektirecek yeni bir olay da kanıtlanamamıştır. O halde, davalı-davacı kadının davasının da reddi gerekirken; delillerin taktirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/13949, K. 2013/27750, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama