KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/14551 E., 2013/27403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Kayseri 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 9.4.2013
- Numarası
- Esas no:2011/995 Karar no:2013/364
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından, kusur belirlemesi, kadının kabul edilen boşanma davası ve reddedilen tazminatlar yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; kusur belirlemesi, kocanın kabul edilen davası ve tazminat isetğinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı-davacı kadının 7.1.2011 tarihinde müşterek çocuklarını öldürme eyleminden dolayı yargılandığı Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/61 esas sayılı dosyada Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 17.8.2011 gün 2011/47269-2801-2741 nolu raporuyla akıl hastası olduğu tespit edilerek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Boşanma dosyasında hukuki ehliyet incelemesi yönünden sulh mahkemesine ihbarda bulunulmuş; Kayseri Eğitim Hastanesinin 31.7.2012 gün 4480 nolu raporu ile vasi tayinine gerek duyulmadığı raporu üzerine 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.10.2012 gün 2012/201-1278 sayılı kararı ile istek reddedilmiştir.
Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan davada taraf ehliyetine de sahiptir. Dava ehliyeti; medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir (HMK.m.50-51). Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkindir. Ceza dosyasındaki Adli Tıp raporu ile Sulh Hukuk Mahkemesi kararına dayanak teşkil eden rapor davalı-davacı kadının hukuki ehliyeti yönünden çelişmektedir. Davalı-davacı kadının tüm dava dosyaları ve raporları ile Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilerek dava ve taraf ehliyetine ilişkin raporun alınması; sonucu uyarınca hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Davalı-davacı (kadın)'a "bipolar affektik bozukluk" tanısı konulmakla birlikte, Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 31.7.2012 tarihli sağlık kurulu raporunda hastalığın "remisyonda" olduğu, bu haliyle vasi tayini gerekmediği bildirildiğine vesayet makamınca da böyle karar verildiğine göre, davalı-davacı (kadın)'ın dava ehliyetinin araştırılmasına artık lüzum bulunmamaktadır. Bu sebeple tarafların temyiz itirazlarının esası incelenmelidir. Bu bakımdan sayın çoğunluğun "usuli bozma" gerekçesine katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/14551, K. 2013/27403, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama