KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/14600 E., 2013/27706 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Ordu Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 02.04.2013
- Numarası
- Esas no:2010/528 Karar no:2013/299
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı-davacı kadının birleştirilen boşanma davasının ispatlanamadığı gerekçesiyle mahkemece reddine karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-davalı kocanın, ret ile sonuçlanan ilk boşanma davasını açmak suretiyle boşanma nedeni yarattığı, sonrasında da eşiyle birlikte yaşamaktan kaçınmak ve müşterek çocuklarla ilgilenmemek suretiyle evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediği ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu; bu suretle birliğin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda, davacı-davalı kocanın tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı-davalı kocanın Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı boşanma davası yönünden "kusur"; boşanmanın fer'i nitelikteki yoksulluk nafakası ve tazminatlara hükmedebilmek için gerekli bir koşul ise de; boşanma kararı verebilmek için kusur aranmaz.
Açıklandığı gibi, birliğin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda; davacı-davalı koca tamamen kusurlu olduğuna göre; birleştirilen davalı-davacı kadının boşanma davasının kabulüne (TMK md. 166/1) karar verilecek yerde, yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiş; bu bozma sebebine göre, davacı-davalı kocanın kabul edilen boşanma davasına yönelik temyiz itirazları incelenememiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/14600, K. 2013/27706, 27 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama