KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/15086 E., 2014/1231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 10.01.2013
- Numarası
- Esas no:2012/696 Karar no:2013/12
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı, açılan davada aile konutu olduğu ileri sürülen taşınmazın tapu kaydı üzerinde davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.
Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve
Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK md. l18-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır.
Şu halde Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir (H.G.K. 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı). Bu açıklama karşısında; davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Kabule göre de;
a-İpoteğin Kaldırılması talebi nispi harca tabidir. Davacı yatırılması gereken başvuru harcı ve ipotek değeri üzerinden nispi peşin harcı yatırmamıştır. Mahkemece verilmiş bir adli yardım kararı da dosyada bulunmamaktadır. Mahkemece harç eksikliği giderilmeden (Harçlar K.30-32.md.) hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
b-Davacı, konut üzerinde hak sahibi olan kocasının, davalı banka lehine tesis ettirdiği ipoteğin kaldırılmasını talep ettiğine göre; işlemin tarafı olan kocanın da davalı sıfatıyla davada yer alması gereklidir. Bu nedenle, davanın tapu maliki olan kocaya da yöneltilip, tebligat yapılması; taraflara delillerinin sorulup, gösterdikleri takdirde toplanıp, gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik hasım ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/15086, K. 2014/1231, 23 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama