KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/1511 E., 2013/13488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Türkoğlu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 09.10.2012
- Numarası
- Esas no:2011/413 Karar no:2012/319
Karar Metni
231 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı (kadın)'ın karşı boşanma davasına yönelik temyizinin incelenmesinde;
Davalı-davacı kadının da hazır bulunduğu ön inceleme duruşması sırasında davalı-davacı kadın vekili açtıkları davadan feragat ettiklerini bildirmiş olup, vekilin bu beyanına davalı-davacı (kadın) karşı çıkmamıştır. Bu durumda davalı-davacı (kadın)'ın davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı-davacı (kadın)'ın davacı-davalı (koca)'nın kabul edilen boşanma davasına yönelik temyizine hasren yapılan incelemeye gelince;
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı-davalı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davacı-davalının davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/1511, K. 2013/13488, 13 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama