KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/16214 E., 2014/6824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2014
- Mahkemesi
- Bursa 7. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 3.4.2013
- Numarası
- Esas no:2012/39 Karar no:2013/263
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından kusur belirlemesi, velayet, yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından ise kocanın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25.03.2014 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı (kadın) yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre tarafların müşterek çocukları 1999 doğumlu Ali'nin ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
KARŞI OY YAZISI
Tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumlarına, kusur oranlarına ve kişilik haklarına yapılan saldırının kapsamına göre davalı-davacı (kadın) yararına hükmedilen manevi tazminat ölçülü ve hakkaniyete uygundur. Çocuk için takdir edilen iştirak nafakası da çocuğun ihtiyaçlarına ve nafaka yükümlüsünün mali gücüne göre yeterlidir. Bu sebeple manevi tazminat ve iştirak nafakası yönünden bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/16214, K. 2014/6824, 25 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama