KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/16516 E., 2013/28871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Ankara 7. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 09.02.2013
- Numarası
- Esas no: 2013/36 Karar no:2013/208
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Tebligat davalıya bilinen en son adresine yapılır (Tebligat Kanunu md.10). Davalı kadın 30.01.2013 tarihli cevap dilekçesinde adresini .. Mahallesi, ...Caddesi, No:.. Adıyaman olarak bildirmiştir. Mahkemece yargılama sırasında bu tarihten sonra yapılacak tebligatların davalı kadının bizzat mahkemeye bildirdiği adres dikkate alınarak yapılması gerekirken, davacı kocanın da yerleşim yeri adresi olduğu anlaşılan ..
Mahallesi, Mamak-Ankara adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligatlar usulsüzdür.
Bu nedenle davalı kadının 26.04.2013 tarihinde verdiği dilekçesinde gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmediğini bildirmesi üzerine gerekçeli karara ilişkin tebligatın 31.05.2013 tarihinde usulüne uygun olarak yapıldığı ve davalının 07.06.2013 tarihinde kararı temyiz ettiği anlaşılmakla; mahkemece usulsüz tebligat dikkate alınarak kararın 28.03.2013 tarihinde kesinleştiği belirlenmek suretiyle nüfus müdürlüğüne gönderilmiş ise de, bu kesinleştirmenin geçerli bulunmadığı anlaşılmış ve temyiz dilekçesinin incelenmesine karar verilmiştir.
2-Davalı kadının temyizinin incelenmesine gelince; Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/16516, K. 2013/28871, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama