KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/17148 E., 2014/2476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Antalya 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 20.12.2012
- Numarası
- Esas no: 2010/377 Karar no:2012/1109
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (koca) tarafından, kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve velayet yönünden; davalı-karşı davacı (kadın) tarafından ise, kocanın kabul edilen boşanma davası, tazminat miktarları, reddedilen yoksulluk nafakası, çocuklar için hükmedilen nafakaların miktarı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle müşterek çocuklar için hükmedilen iştirak nafakalarının kararın kesinleşme tarihinden itibaren geçerli olacağının anlaşılmasına göre, davacı-karşı davalı kocanın tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı kocanın daha önce açtığı boşanma davasının kendisinin kusurlu olması nedeniyle reddedildiği ve kararın 02.03.2010’da kesinleştiği tarafların bu davanın reddinden sonra bir araya gelmedikleri anlaşılmaktadır. Mahkemece kadına kusur olarak yüklenen eylemlerin ise retle sonuçlanan davadan önce meydana geldiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-karşı davalı koca, kadının bu eylemlerine kusur olarak dayanamaz. Boşanmaya neden olan olaylarda kocanın tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle davacı-karşı davalı kocanın davasının reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/17148, K. 2014/2476, 12 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama