KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/18785 E., 2014/9301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Kayseri 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 05.07.2013
- Numarası
- Esas no:2013/261 Karar no:2013/617
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı (kadın) tarafından, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat miktarı yönünden; davalı (koca) tarafından ise, tamamına yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 18.04.2014 günü duruşmalı temyiz eden davalı M.. A.. vekiline çıkarılan murafaa tebligatının yapılamadığından adına duruşmaya gelen olmadı. Karşı taraf davacı Fatime ile vekili de gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kocanın tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı kocanın, mahkeme tarafından da kabul edilen kusurlarının yanında kadın ve ailesini “sizi süründüreceğim”seklindeki sözlerle tehdit ettiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür.
Toplanan delillerden, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/18785, K. 2014/9301, 18 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama