KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/1906 E., 2013/25049 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 5.12.2012
- Numarası
- Esas no: 2008/101 Karar no:2012/398
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mirasçılık ve mirasın geçişi, mirasbırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan bükümlere göre belirlenir. (4722 S.K md.17) Davacı öncelikle 27.10.2004 tarihli 8488 yevmiye nolu vasiyetnamenin iptalini ve ıskat nedenlerinin bulunmadığını ileri sürmüştür. Mirasbırakan A. vasiyetnamesinde mirasçılıktan çıkarma sebeplerini açıklamıştır (TMK.md.510/2). Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin itiraz etmesi halinde bu sebeplerin varlığının ispatı, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer (TMK:md.512/2). Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir (TMK.md.512/3).
Mirasbırakan yaptığı vasiyetnamede mirasçılıktan çıkarma sebeplerini göstermiştir. Gösterdiği sebebe ilişkin mirasbırakanın açık bir yanılgıya düştüğüne ilişkin bir delil bulunmamaktadır. İspat yükü kendisine düşen davalılar, gösterilen sebebin doğruluğunu kanıtlayamamışlardır. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 512/3. maddesi uyarınca; mirasçılıktan çıkarmanın (iskatın) mirasbırakanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, başka bir ifade ile davacının saklı paylarını isteyebileceği gözetilmeden isteğin tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Yasal mirasçılardan Ş.10.7.2008 tarihli celsede davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Kabul davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir. İradeyi sakatlayan hallerin varlığı dışında kabul beyanından dönülemez. Son oturumda davalı Ş.'un kabul beyanı sırasında iradesinin fesada uğradığına yönelik bir iddia ileri sürmeden, kabul beyanından dönerek davanın reddini istemesi hukuki sonuç doğurmaz. Davacının açtığı davanın davalı Ş.yönünden kabulü gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/1906, K. 2013/25049, 4 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama