KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/19506 E., 2013/22872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Karadeniz Ereğli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 15.05.2012
- Numarası
- Esas no:2011/32 Karar no:2012/343
Karar Metni
228 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı banka tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı aile konutu olduğunu iddia ettiği taşınmaz üzerinde rızası alınmadan davalı banka lehine konulan ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir. Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi gereğince, taşınmaz üzerinde hak sahibi olan eşin tasarrufu, diğer eşin açık rızasına bağlıdır.
Ne var ki, taşınmazın tapu kaydı üzerine ipotek tesis edildiği tarihte, tapu kütüğünde "aile konutu" olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişinin kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur (TMK.md. 1023). Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır.
İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre, lehine ipotek tesis edilenin, kötüniyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü, bunu iddia edene düşer (TMK md 6). Davacı lehine ipotek tesis edilen bankanın kötüniyetli olduğunu gösteren bir delil getirmediği gibi, konutun aile konutu olduğu da kanıtlanamamıştır. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi gereğince lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişinin kazanımı korunacaktır.
Öyleyse davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/19506, K. 2013/22872, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama