KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/19579 E., 2014/1489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Samsun 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 30.04.2013
- Numarası
- Esas no:2012/722 Karar no:2013/253
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olduklarıdır (6100 s.HMK.m.255). Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Davacı tanığı S.. T..'in açık beyanından, davalı kocanın eşine süregelen fiziksel şiddet uyguladığı, kadından kaynaklanan boşanmayı gerektirir bir kusuru bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu halde taraf arasında ortak hayatı temelden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md.166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile reddi doğru bulunmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle davacının annesi Semra'nın beyanında geçen olaylar, ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizliği kabule elverişli olmayıp, tarafların 2010 doğumlu çocuklarının bulunduğu gözetildiğinde evlilik birliğinin devamında çocukları bakımından korunmaya değer yarar bulunmasına göre, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/19579, K. 2014/1489, 27 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama