KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/19905 E., 2014/2405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Gediz Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 18.06.2013
- Numarası
- Esas no:2012/364 Karar no:2013/362
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından, kişisel ilişki ve tazminatların miktarları yönünden; davalı (kadın) tarafından ise velayet, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı kadın 13.01.2014 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiğinden, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı kocanın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Velayeti babaya bırakılan müşterek çocuklar ile davalı anne arasında her ayın 1, 2 ve 3. Cumartesi-Pazar günleri yatılı olacak şekilde düzenlenen kişisel ilişki fazla olup, davacı babayı hafta sonları eve bağımlı kılarak, velayet görevlerini gereği gibi yerine getirmesine engel olacaktır. Ne var ki bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK md. 438/7).
KARŞI OY YAZISI
Bir hükmün hangi hallerde değiştirileceği veya düzeltileceği Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 6217 sayılı Kanunla değişik 438. maddesinin (7.) fıkrasında gösterilmiştir. Kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmalı, bundan dolayı hükmün
bozulması gerekmeli ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmamalıdır. Ancak bu hallerde düzelterek onama yönünde gidilebilir. Yargıtay'ın değiştirdiği kişisel ilişkinin, tarafların durumuna ve çocuğun menfaatine uygun düşüp düşmeyeceği, bu yönde yapılacak bir bozma sonrası, bozmaya uyularak yeniden yapılacak yargılama ile belirlenebilir. Şu halde itiraz edilen konu, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermektedir.
Öte yandan, Kanun, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun, özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararını esas almıştır (TMK. m. 182/2). Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde esas alınacak ölçütlerin kapsamı her somut olaya, ebeveynlerin durumuna ve çocuğun yaşı ve gelişimine göre değişebileceğinden, işin içine hakimin “takdir yetkisi” girmektedir.
Hakimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı edalar hakkında da, düzelterek onama yapılamaz. Bu bakımdan hükmün bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun kişisel ilişki konusunda düzelterek onama kararma katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/19905, K. 2014/2405, 11 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama