KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/20752 E., 2014/1822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından iştirak nafakaları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemenin 26.4.2012 tarih ve 2011/656 esas ve 2012/281 sayılı kararında; müşterek çocuklar ...'in velayetlerinin değiştirilerek anneye verilmesine, müşterek çocukların her biri için ise dava tarihinden geçerli olmak üzere 150'er TL iştirak nafakasına hükmedilmiş, hüküm davacı annenin temyizi üzerine Dairemizin 28.3.2013 gün ve 2012/16731 esas, 2013/8659 karar sayılı ilamı ile “... müşterek çocuklardan ...’ün 17.5.1994 doğumlu olduğu ve inceleme tarihi itibariyle ergin olup, iştirak nafakasının, ergin olduğu tarihe kadar geçerli olacağı belirtilmek suretiyle,
diğer çocuklar ... için takdir edilen nafakanın az olduğu gerekçesiyle” bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde; yeniden kurulan hükümde bozma ilamında ergin olduğu belirtilen müşterek çocuklardan ...’ü de kapsayacak şekilde her bir çocuk için 300'er TL iştirak nafakası takdir edilmiştir.
Müşterek çocuklardan ...'ün ergin olduğu ve bozma ilamında sadece çocuklar ... için takdir edilen iştirak nafakalarının az olduğu belirtildiği ve müşterek çocuk ... yararına takdir edilen iştirak nafakası miktarı kesinleştiği halde, bozmadan sonra verilen kararda ... yararına yeniden ve 300 TL olarak iştirak nafakası takdiri doğru olmamıştır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. (HUMK md.438/7)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/20752, K. 2014/1822, 4 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama