KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/20903 E., 2014/4477 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2014
- Mahkemesi
- Urla Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 11.04.2013
- Numarası
- Esas no:2011/332 Karar no:2013/154
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki "velayetin değiştirilmesi, kabul edilmemesi halinde küçük ile anne arasındaki kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine" ilişkin dava ile "kişisel ilişkinin sınırlandırılmasına" ilişkin karşı davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı (baba) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı babanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkeme hükmünün duraksamaya yer vermeyecek şekilde şeffaf, açık ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde kurulması gerekir. Velayeti babada bulunan tarafların müşterek çocukları 14.07.2000 doğumlu Suendan ile davacı-karşı davalı anne arasında 15 günde bir Cumartesi saat 09.00’dan Pazar günü saat 17.00’ye kadar kurulan kişisel ilişki ayın hangi günlerine tekabül ettiği belirtilmediğinden infazda tereddüt doğuracak niteliktedir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK.md.438/7).
KARŞI OY YAZISI
Davacının ikinci kademedeki isteği kabul edilerek, velayeti babada bırakılan müşterek çocuk ile anne arasında “on beş günde bir Cumartesi günü saat 09.00' dan takip eden Pazar günü saat 17.00' ye, dini bayramların ikinci günü saat 10.00’dan üçüncü günü saat 17.00’ye kadar "kişisel ilişki tesis edilmiştir. Kişisel ilişkiye dair bu düzenleme açık biçimde infazda duraksamaya yol açar nitelikte değildir.
Sayın çoğunluk düzenlemede yer alan ‘‘on beş günde bir cumartesi ve takibindeki pazar gününün” ayın hangi haftasına ait olduğunun belirsiz olduğundan hareketle bu durumun infazda duraksamaya yol açacağını kabul etmektedir. Bu şekilde düzenlemenin infazda sorun çıkarıp çıkarmayacağı, icrasına geçilmedikçe bilinemez. İcrasında duraksama yarattığı görüldüğünde bunun taraflardan birinin talebi üzerine tavzih yoluyla (HMK. m. 305) çözümlenmesi olanağı her zaman mevcuttur.
Bu bakımdan hükümde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 6217 sayılı Kanunla değişik 438. maddesinin (7.) fıkrası uyarınca düzeltilebilecek bir yönü bulunmamaktadır. Bu sebeple sayın çoğunluğun (2.) bentteki düzeltmeye ilişkin görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/20903, K. 2014/4477, 3 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama