KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/21180 E., 2013/24643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından; kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden, davalı (kadın) tarafından ise; hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece her iki tarafa kusur verilerek boşanma kararı verilmiş ise de; toplanan delillerden davalı kadının ortak çocuğun babasının davacı koca olmadığını beyan ederek kocasında yersiz şüphe uyandırdığı; buna karşılık, davacı kocanın da, birlik görevlerini yerine getirmediği, eşine fiziksel şidet uyguladığı, ailesinin birliğe haksız müdahalesine karşı çıkmadığı, kendisinin çocuğun babası olup olmadığı konusunda çevrede söylentiye neden olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan genetik araştırmada ortak çocuğun babasının davacı koca olduğu belirlenmiştir. Evlilik birliği temelinden sarsılmıştır. Bu sonucun gerçekleşmesinde her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte eşine göre kocanın daha ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerekir. Taraflar arasında gerçekleşen bu olayların yıkıcı etkisi karşısında, davalının boşanmaya karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.
Davada Türk Medeni Kanununun 166/2 maddesi koşulları oluştuğundan, boşanma kararı verilmesi, hüküm sonucu olarak doğrudur.
Ne var ki, kararın gerekçesi yerinde olmadığından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/son maddesi uyarınca gerekçenin açıklanan şekilde değiştirilip düzeltilmesine karar vermek gerekmiş olup; maddi tazminat (TMKmd.174/1) talebi davalı kadın tarafından usulünce ileri sürülmediğinden, mahkemece bu konuda bir karar verilmemesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş; buna bağlı olarak da tarafların temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/21180, K. 2013/24643, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama