KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/21623 E., 2014/4875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2014
- Mahkemesi
- İzmir 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 15.07.2013
- Numarası
- Esas no:2012/456 Karar no:2013/580
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; tazminat talepleri yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş olması ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre 2000 doğumlu Berk'in ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davacı-davalı kadın, 15.06.2012 tarihinde açtığı boşanma davasında dava dilekçesiyle maddi ve manevi tazminat (TMK md. 174/1-2) isteğinde bulunmamış, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra 19.12.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesi "Taraflar cevaba cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise, ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir veya değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir veya değiştirebilir.
Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez, iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." hükmünü içermektedir. Bu durumda, davacı-davalı kadının Türk Medeni Kanununun 174.
Maddesi kapsamındaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin esası ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken, bu husus nazara alınmadan, yazılı gerekçe ile kadının tazminat talepleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/21623, K. 2014/4875, 6 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama