KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/22327 E., 2014/5640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2014
- Mahkemesi
- Bakırköy 6. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 21.03.2013
- Numarası
- Esas no:2009/351 Karar no:2013/256
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından; katılma yoluyla kusur belirlemesi ve davalı-davacı kadın lehine hükmolunan tazminatlar yönünden, davalı-davacı (kadın) tarafından ise; kocanın kabul edilen davası ile maddi ve manevi tazminatın miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığının anlaşılmasına nazaran davalı-davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır.
Türk Medeni Kanununun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 52. ve 58. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK.md.174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma davası içinde talep edilen ve hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat (TMK md. 174/1-2) boşanma hükmünün kesinleşmesiyle ödenir hale gelir. Faiz başlangıç tarihinin de aynı tarih olması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminata karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/22327, K. 2014/5640, 13 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama