KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/22367 E., 2014/5422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2014
- Mahkemesi
- İzmir 10. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 30.05.2013
- Numarası
- Esas no:2012/720 Karar no:2013/441
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; manevi tazminat ve nafakaların miktarı, maddi tazminat talebine yönelik açılmamış sayılmasına yönelik karar, ziynet alacağı talebinin reddi yönlerinden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı (kadın), dava dilekçesi ile, 30.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece talebin Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında talep edilip edilmediği hususunda açıklık olmadığından bahisle açıklama yapılması ve Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında olmayan talep ile ilgili nispi harcın da yatırılması için davacı-davalı (kadın)'a süre verilmiş ise de, davacı-davalı (kadın)'ın dava dilekçesindeki maddi tazminata ilişkin açıklamalardan talebinin tamamının Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında olduğu ve taleple ilgili belirsizlik bulunmadığı görülmektedir.
Kaldı ki, vekili ön inceleme duruşmasından önce verdiği 12.11.2012 tarihli ikinci açıklama dilekçesinde maddi tazminat talebinin Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında olduğunu açıkça ifade etmiştir.
Öyleyse, mahkemece davacı-davalı kadının boşanmanın fer'i niteliğinde bulunan maddi tazminat talebinin esası hakkında karar verilmesi gerekirken; talebin Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında olmadığından ve harcı yatırılmadığından işlemden kaldırılmasına ve süresinde yenilenmemesi nedeniyle de nihai karar ile açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/22367, K. 2014/5422, 11 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama