İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/2239 K.2013/4687

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2013/2239Karar2013/4687Tarih25 Şubat 2013Okuma3 dk · 672 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2013/2239 E., 2013/4687 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Şubat 2013
Mahkemesi
Manavgat 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Tarihi
28.07.2011
Numarası
Esas no:2011/152 Karar no:2011/468
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

672 kelime·3 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı (koca), Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesinde düzenlenen “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” hukuki sebebine dayalı olarak boşanma davası açmış, tarafların gösterdiği deliller toplanmak suretiyle, mahkemece 25.06.2009 gün ve 2008/485 esas, 2009/411 karar sayılı kararla; tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.

Bu karar, davalı (kadın)'ın temyizi üzerine Dairemizce verilen 14.02.2011 tarihli bozma ilamı ile; “evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, bu sonuca ulaşılmasında kusurun tamamen davacıda (kocada) olduğu, davalıya (kadına) yüklenebilecek bir kusurlu davranışın kanıtlanamadığı, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşullarının bile gerçekleşmediği” belirtilerek; davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

Mahkemece bu boşanma kararı gerekçesinde, davacının (kocanın), geçim ve bakım yükümlülüğü ile ilgili birlik görevlerini yerine getirmediği, eşine fiziksel şiddet uyguladığı ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar içine girdiği; böylece eşine göre daha ağır kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte, kadına atfedilen kusurlu davranışların ne olduğu açıklanmamıştır.

Dairemizin yukarıda belirtilen bozma ilamına karşı, karar düzeltme yoluna başvurulmamış, davacı vekilinin direnme kararı talep etmesi üzerine, mahkemece verilen ve direnme olarak adlandırılan 28.07.2011 tarihli ikinci kararla, önceki kararda direnilerek boşanmaya karar verilmiştir. Direnme kararının davalı tarafından hükmün tamamına yönelik olarak temyizi üzerine.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.11.2012 tarihli kararı ile; mahkemenin direnme kararında, Daire bozmasına konu kararında “davalının (kadının) da boşanmayı istemesi” olgusunun “davayı kabul” olarak değerlendirilmesi ve bu nedenle boşanma kararı verilmesine yasal bir engel bulunmadığı” şeklindeki gerekçesinin; mahkemenin ilk kararında bulunmayan ve hiç irdelemediği, yine Özel Daire tarafından da değerlendirilmeyen "yeni bir gerekçe eklenmesi" niteliğinde olduğu; bu niteliğiyle yeni bir hüküm ve usulüne uygun bir direnme kararından söz edilemeyeceği” belirtilerek;

bu yeni hükme karşı temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yukarıda açıklanan gönderme ilamında belirtildiği gibi, mahkemenin 08.07.2011 tarihli ikinci kararı direnme kararı niteliğinde olmayıp, gerekçe tamamen değiştirilmiş olduğundan ve davalının da boşanmayı istemiş olması olgusuna, medeni usul hukuku yönünden "davaya son veren bir taraf işlemi" kimliği verilerek bu hususun "davayı kabul" 'HUMK.md.92, HMK.md.308) olarak nitelendirilmesi nedeniyle yeni bir hükümdür.

“Davayı kabul” beyanı, boşanma hukukunda, Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesindeki “anlaşmalı boşanma” koşullarıyla birlikte gerçekleşmiş olmadıkça, boşanma kararı verilmesi bakımından bir sonuç doğurmaz ve hakimi bağlamaz (TMK.md.184/3). Türk Medeni Kanunun 166/1-2. maddesi uygulaması bakımından; dava “kusura bağlı bir dava” niteliğindedir.

Yürürlükteki Türk Medeni Kanunun 166. maddesi, önceki Türk Kanunu Medenisinin 3444 sayılı Kanunla değiştirilen 134. maddesinin aynen tekrarı niteliğindedir. İlk defa 3444 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, boşanmada kusur ilkesinden uzaklaşılmış ise de; tamamen vazgeçilmiş de değildir. Nitekim, bu husus, Türk Medeni Kanunun 166/2. maddesi metninden de anlaşılabilir.

Anılan 166/2. maddedeki “davacının kusuru daha ağır ise” ifadesinden de anlaşılabileceği gibi; bu madde gereğince boşanma kararı verebilmek için, diğer koşullar yanında davalının az da olsa kusurunun belirlenmiş olması gerektiği açıktır.

Türk hukukunda, Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi bakından; evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede sarsılmasının tamamen davacı tarafın kusuruna dayandığı bir davada; boşanma kararı verilmesine imkan bulunmamaktadır. Aksi kabul, hukukumuzda düzenlenmeyen bir boşanma türünün, yasama organı yerine, yargı organları eliyle kabul edilmesine yol açar ki; böyle bir sonuç hukuk düzeni bakımından kabul edilemez. Diğer yandan.

Türk Medeni Kanununun 184/3. maddesindeki, “tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hakimi bağlamaz” şeklindeki hükmü karşısında; boşanma davasında, davanın dayandığı olgulara ilişkin ikrar bile hakimi bağlamayacağı halde; davanın sonuç talebini oluşturan “boşanma talebinin “kabul edilmesinin hakimi bağlayacağını söylemek; mantık kuralıyla da bağdaşmaz. Yukarıda açıklandığı gibi, mahkemenin davayı kabul gerekçesi, Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine uygun değildir.

Diğer yandan. Dairemizin ilk bozma kararında da belirtildiği gibi, davalının az bile olsa kusuru kanıtlanmamış. Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşulları da gerçekleşmemiştir. O halde; davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yasaya uygun olmayan gerekçe ile davanın kabul edilip, boşanma kararı verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre, davalının diğer temiyzi tirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25.02.2013 (Pzt.)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/2239, K. 2013/4687, 25 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2239
Karar No
2013/4687
Tarih
25 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/2240 K.2013/1881
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/2240 K.2013/2170
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/2240 K.2013/2993
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/2240 K.2013/2057
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/2240 K.2013/2157
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/2240 K.2013/3553

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.