KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/22859 E., 2014/6429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2014
- Mahkemesi
- Anamur Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 12.02.2013
- Numarası
- Esas no:2010/505 Karar no:2013/55
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat istekleri, davalı lehine hükmedilen tazminatlar yönünden; davalı (kadın) tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kocanın tüm, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı kadın boşanma halinde maddi açıdan zor duruma düşeceğini belirterek aylık 600 TL nafaka talep etmiştir. Olayları açıklamak taraflara, nitelendirmek hakime aittir. Davalının talebi Türk Medeni Kanununun 169. maddesi kapsamında tedbir nafakasını ve Türk Medeni Kanununun 175. maddesi kapsamında yoksulluk nafakasını içermektedir.
Mahkemece davalının talebi, Anamur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/479 esas ve 2008/208 sayılı dosyasında 07.05.2008 tarihinde davalı lehine 400 TL olarak hükmedilen nafakanın artırılması talebi olarak değerlendirilmiş ve reddedilmiştir.
Anamur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/479 esas ve 2008/208 sayılı dosyasında davalı lehine hükmedilen nafaka mahkemece hatalı olarak "yoksulluk nafakası" olarak nitelendirilmiş ise de Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı tedbir nafakasıdır ve boşanma kararının kesinleşmesi ile sona erecektir.
Bu nedenle davalının Türk Medeni Kanununun 169. maddesi kapsamındaki tedbir nafakası talebi hakkında Anamur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/479 esas ve 2008/208 sayılı dosyasında hükmedilen nafaka ile tahsilde tekerrür yaratmayacak şekilde olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ve bir işi ve düzenli geliri olmayan, boşanma ile yoksulluğa düşeceği anlaşılan davalı lehine uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yanlış nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/22859, K. 2014/6429, 20 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama