KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/25488 E., 2014/12265 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Küçükçekmece 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 19.07.2013
- Numarası
- Esas no:2011/867 Karar no:2013/784
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından; velayet ve kişisel ilişki yönünden, davacı (kadın) tarafından ise; kişisel ilişki yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 03.06.2014 günü duruşmalı temyiz eden davalı R.. Ç.. ile vekili Av.D. S..ve karşı taraf temyiz eden C.. Ç.. vekili Av.K. Ü..geldiler.
Lüzum üzeri davalı vekilinden soruldu: Biz hükmü sadece velayet ve kişisel ilişki yönünden temyiz ediyoruz temyiz dilekçemizi bu şekilde açıklıyoruz dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Kısa kararda, müşterek çocuğun velayeti davalı babaya verildiği halde, gerekçeli kararda velayet anneye verilerek, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK. m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/ kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/25488, K. 2014/12265, 3 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama