KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/26141 E., 2014/9463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Küçükçekmece 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 08.07.2013
- Numarası
- Esas no:2012/902 Karar no:2013/719
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından; tamamı yönünden, davacı (kadın) tarafından ise; katılma yoluyla tazminat istekleriyle ilgili hüküm kurulmaması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı (kadın)'ın katılma yoluyla temyiz talebinin incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı Kanunun 30. maddesiyle ilave edilen Geçici 3. madde hükmüne göre, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun temyize ilişkin hükümleri esas alınarak yapılan incelemeye göre;
Hüküm davalı (koca) tarafından temyiz edilmiş; davacı (kadın) da, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde (HUMK. m. 434/3) bulunmuştur. Cevap verenin, cevap dilekçesindeki hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenebilmesi için, bu dilekçenin temyiz defterine kaydedilmiş ve temyiz harcının da yatırılmış olması gerekir. Temyize cevap veren; temyiz, harca tabi olduğu halde temyiz harcı yatırmadığı gibi, 25.1.1985 tarihli 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda işlem yapılmasını gerektirecek şekilde dilekçenin temyiz defterine kaydının da bulunmadığı görüldüğünden, davacı (kadın)'ın katılma yoluyla ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı (koca)nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı (koca)nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Toplanan delillerden; davacı kadının da çalıştığı, sürekli, düzenli ve yeterli gelirinin olduğu, tarafların gelirlerinin birbirine yakın olduğu ve davacı kadının boşanmayla yoksulluğa düşmeyeceği, Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının bu sebeple oluşmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacı kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/26141, K. 2014/9463, 21 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama