KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/26254 E., 2014/11389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Kütahya Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 24.06.2013
- Numarası
- Esas no:2012/50 Karar no:2013/684
Karar Metni
196 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından velayet, iştirak nafakası ve tazminatların miktarı yönünden; davalı (kadın) tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, tarafların yaşanan olaylardan sonra barışıp bir süre ortak konutta yaşadıkları anlaşılmaktadır. Tarafların bu davranışları önceki olayların affedildiğini, en azından hoşgörü ile karşıladığını gösterir. Bu barışmadan sonra davalı kadından kaynaklanan yeni bir hadisenin varlığı kanıtlanmadığı gibi davalı kadının güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği de ispatlanmış değildir. Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca boşanmaya karar verebilmek için; davalının az da olsa kusurunun varlığı ve en azından Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Davalı kadına atfedilebilecek bir kusur bulunmadığına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/26254, K. 2014/11389, 15 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama