KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/26454 E., 2014/1386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Ankara 9. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 10.09.2012
- Numarası
- Esas no:2011/886 Karar no:2012/1243
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından, tazminat miktarları ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı tarafından ise boşanma, kusur belirlemesi, tazminatlar, tedbir nafakası ve ziynet eşyası alacağı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.10.2013 günü duruşmalı temyiz eden B.. G.. vekili Av. H..T..geldi. Karşı taraf temyiz eden S.. G.. ile vekili gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadının 19.10.2011 tarihinde öğretmen olarak dershanede çalışmaya başlamış olması nedeniyle yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verildiğinin anlaşılmış bulunmasına göre davacı kadının tüm, davalı kocanın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı, düğünde takılan altınların bir kısmının davalı tarafından bozdurulup harcandığını, bir kısmının ise bankaya kendi adına altın hesabı açtırmak suretiyle bankaya yatırıldığını ileri sürmüştür. Tarafların ilki Ankara'da ikincisi İzmir'de olmak üzere iki ayrı düğün yaptıkları, Ankara'daki düğünde takılan takılara davalının annesinin el koyduğu tanık beyanlarından anlaşılmaktadır.
Davalı koca tarafından 19.08.2009 tarihinde bankada 9600 TL tutarında kendi adına altın hesabı açıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda 9600 TL tutarındaki altının davalı koca tarafından alındığının kabulü gerekir. Bunun dışındaki altınların koca tarafından alındığını kabule yeterli delil bulunmamaktadır.
O halde hesabın açıldığı tarihte 9600 TL tutarında olan altının dava tarihindeki değeri tespit edilip talebinin buna göre kabulü gerekirken tamamının kabulü doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de; hüküm altına alınan ziynetlerin değeri üzerinden nispi karar ve ilam harcı hesaplanıp, bu miktardan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiyesiyle ilgili hüküm kurması gerekirken, hükümde ziynetlerle ilgili harç yönünden bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/26454, K. 2014/1386, 23 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama