KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/26762 E., 2014/10317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Bolu Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 23.10.2013
- Numarası
- Esas no:2012/619 Karar no:2013/662
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davası ile davalı tarafından bağımsız olarak açılan "çocukla kişisel ilişki tesisine" dair davanın birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından, lehine hükmedilen manevi tazminatın miktarı, maddi tazminat ve nafaka yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından ise boşanma davası ve kadın lehine hükmedilen manevi tazminat ve nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı (koca)'nın tüm, davacı-davalı (kadın)'ın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı (kadın), dava dilekçesinde şahsına ait takıların kocası tarafından bozdurulup, borçlarının ödendiğini ileri sürerek, takıların değeri olan 5.000 lirayı maddi tazminat olarak talep etmiştir. Bu talep, boşanmanın fer'isi niteliğinde olmayıp, ayrıca nispi harca tabidir. Davacı aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir (HMK md. 110).
Böyle bir durumda asıl talebin fer'isi niteliğinde olmayan, ondan bağımsız asli talebin esasının incelenebilmesi, nispi peşin harç noksanlığının tamamlanması halinde mümkündür.
Bu bakımdan davacıya, maddi tazminat talebi üzerinden nispi harç noksanlığını tamamlaması için uygun süre tanınıp, harç noksanlığı tamamlandığı takdirde işin esasının incelenmesi, süresi içinde tamamlanmaması halinde bu talep bakımından Harçlar Kanununun 30. maddesine göre işlem yapılması gerekirken, bu husus nazara alınmadan maddi tazminatla ilgili yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/26762, K. 2014/10317, 5 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama