KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/3002 E., 2013/19692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 09.10.2012
- Numarası
- Esas no:2010/522 Karar no:2012/655
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından; yoksulluk nafakasının miktarı yönünden, davalı-davacı (kadın) tarafından ise; her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan tahkikat ve toplanan delillerden davalı-davacı (kadın)'ın birlik görevlerini yerine getirmekten kaçındığı, buna karşılık davacı-davalı (koca)'nın da "zina" niteliğinde olduğu kanıtlanamayan güven sarsıcı davranış içine girdiği, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, bu sonuca ulaşılmasında iki tarafta kusurlu olmakla birlikte eşine göre kocanın daha fazla kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Zina iddiası, özel boşanma sebebi oluşturmakla birlikte, zina aşamasında olmayan sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar aynı zamanda Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesindeki genel boşanma sebebi içinde değerlendirilmelidir. Bu bakımdan, davalı-davacı (kadın)'ın karşı davası hem Türk Medeni Kanununun 161. maddesi uyarınca "zina" hukuki sebebini, hem de Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesindeki "birliğin temelinden sarsılması" hukuki sebebini içermektedir.
Birbiriyle çelişmeyen birden fazla hukuki sebebe dayalı olarak boşanma davası ikame olunabilir. O halde, davalı-davacı (kadın)'ın karşı boşanma davasının Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi çerçevesinde kabulüne karar verilmesi gerekirken, karşılık davanın sadece "zina" hukuki sebebine (TMK.md.161) münhasır olduğunun kabul edilip, karşılık davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/3002, K. 2013/19692, 10 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama