KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/3199 E., 2013/7220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 20.04.2011
- Numarası
- Esas no:2007/648 Karar no:2011/290
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm 14.03.2013 tarihli ek karar ve asıl hüküm yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadın vekiline gerekçeli kararın tebliğine ilişkin 11.01.2012 tarihli tebligat evrakında muhatabın adreste bulunmama sebebi gösterilmediği gibi, beyanda bulunan komşunun imzası da olmadığından yapılan karar tebliği geçersiz olduğundan davacı vekilinin 08.02.2012 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz talebinin süresinde olmadığından bahisle reddine dair 14.03.2012 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-İşin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Derdestlik itirazının kabulü için o davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte olması, görülmekte olan dava ile yeni davanın aynı dava olması (HUMK. md.194) başka bir anlatımla her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması zorunludur. Bu koşullardan herhangi biri mevcut değilse, derdestlik itirazı kabul edilemez.
Taraflar arasında yurtdışında görülen boşanma davasının tanınması için davalı koca tarafından açılan tanıma davası ile iş bu davanın tarafların farklı olduğu gibi, her iki davanın dava sebepleri de farklıdır. Bu sebeple derdestlik koşullarının gerçekleşmediği nazara alınarak, derdestlik itirazının reddi gerekir.
Mahkemece yapılacak işlem davanın konusu da kalmadığı nazara alınarak fer'ileri yönünden davaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yakaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/3199, K. 2013/7220, 18 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama