KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/4397 E., 2013/17086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Gölhisar Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 22.01.2013
- Numarası
- Esas no:2012/142 Karar no:2013/9
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadının davası münhasıran Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesinde düzenlenen "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" hukuki sebebine dayalıdır. Davacı kadının delil listesinde Önceki red kararı ile sonuçlanan boşanma davasını delil olarak göstermesi davanın Türk Medeni Kanununun 166/son maddesinde düzenlenen "fiili ayrılık" hukuki sebebine dayanan bir boşanma davası olarak kabulünü gerektirmez.
Kaldı ki davacı ilk davayı 7.7.2009 tarihinde açmış, bu dava reddedilerek 02.11.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Davacının bu davada ilk davanın dava tarihinden sonraki olaylara dayandığı da anlaşılmaktadır.
Hakim, tarafların talepleriyle bağlıdır, ondan fazlasına karar vermez (HMK md. 26/1) Öyleyse: mahkemece, tarafların göstermeleri halinde delilleri toplanarak Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesinden açılmış dava çerçevesinde değerlendirilip, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/4397, K. 2013/17086, 19 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama