KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/4708 E., 2013/8647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ankara 7. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 09.04.2012
- Numarası
- Esas no: 2011/549 Karar no:2012/536
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kocanın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiştir.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kocanın bağımsız konut temin etmeyerek eşine birden fazla şiddet uygulayıp, tehdit ettiği, eşlerden birinin "işinin türü" kural olarak tek başına boşanma sebebi oluşturması mümkün değil ise de; davalı-davacı kadının evlilik yaşamı ile bağdaşmayan şekilde eşinin karşı çıkmasına rağmen gazinolarda konsomatris olarak çalıştığı ve bu sebeple evlilik birliğinin huzur ve yararının bozulduğunun davacı koca tarafından kanıtlandığı anlaşılmaktadır (TMK.md.192).
Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-karşı davalı kocanın, davalı-karşı davacı kadına göre daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Davalı-davacı kadının da kusuru gerçekleştiğine göre davalı-davacı kadının kocanın açtığı boşanma davasına karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, kocanın davasının kabulüne karar verilmesi sonucu itibarıyla doğru bulunmuş, davalı-karşı davacı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının açıklanan sebeple reddi gerekmiş, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda birinci bentte açıklanan sebeplerle boşanmada davacı-karşı davalı koca ağır kusurlu olduğuna göre, yanlış kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-karşı davacının maddi-manevi tazminat taleplerinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Türk Medeni Kanunun 192. maddesi uyarınca eşlerden her biri, meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir. Ancak meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulur. Davalı kadının kocasının olumsuz görüş bildirmesine rağmen, toplumda değer yargısı olarak, evli bir kadına yakışmadığı genel olarak kabul edilen bir işte çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır.
Değerli çoğunluk, eşin meslek ve işini kategorize ederek “evlilikle bağdaşmayan bir işte çalışmayı” boşanma sebebi olarak kabul etmektedir. Düşünceme göre; işin kendisinin evlilikle bağdaşıp bağdaşmadığı değerlendirilmesine gidilemez. Önemli olan, eşin meslek ve işine diğer eşin yaklaşımı ve bu işin evlilik birliğinin huzur ve yararını bozup bozmadığı noktasıdır.
Davacı koca, davalı eşinin yaptığı işin evliliğin huzur ve yararını bozduğunu kanıtlamış; davalı ise bu olguyu gösterdiği delilerle çürütememiştir. Açıkladığım nedenlerle değerli çoğunluğun bozma/onamaya ilişkin kararına katılmakla birlikte “gerekçedeki kusura ilişkin “evlilik birliği ile bağdaşmayan yerlerde” ifadesine katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/4708, K. 2013/8647, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama