KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/5049 E., 2013/17131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Tefenni Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 7.11.2012
- Numarası
- Esas no:2010/145 Karar no:2012/101
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece davacı- karşı davalı koca ağır kusurlu, davalı-karşı davacı daha az kusurlu kabul edilerek, davalı-karşı davacı kadının boşanma davası kabul edilip, davacı-karşı davalı kocanın boşanma davası reddedilmiştir.
Ne var ki; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kocanın sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak başka bir kadınla evlilik dışı olarak birlikte yaşadığı, buna karşılık davalı-karşı davacı kadının da güven sarsıcı davranışlar içine girdiği ve kocasına hakaret, aşağılama içeren sözler söylediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylar göz önüne alındığında; evlilik birliği temelinden sarsılmıştır.
Bu sonucun gerçekleşmesinde her ik taraf da kusurlu olmakla birlikte, eşine göre davacı-davalı kocanın daha ağır kusurlu kabul edilmesi gerekir. Nitekim, mahkeme de kocayı daha ağır kusurlu kabul etmiştir. Her iki taraf da boşanma isteğiyle dava açtığına göre, kocanın boşanma davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleşmiştir.
O halde, boşanmaya davacı-davalı kocanın boşanma davası da kabul edilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçeyle reddi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/5049, K. 2013/17131, 19 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama