KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/5099 E., 2013/28382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından lehine hükmedilen tazminat, nafaka miktarları, kişisel ilişki süresi ve iştirak nafakası yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından ise her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 03.12.2013 günü temyiz eden davalı-karşı davacı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... ...ile vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı kocanın temyiz dilekçesi kadın vekiline 07.01.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Hüküm davacı-davalı tarafından yasada öngörülen (HUMK. md. 433/2) 10 günlük süre geçtikten sonra 28.01.2013 tarihinde " katılma yoluyla" temyiz edildiğinden davacı-davalı kadının temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir
2-Davalı-davacı (koca)'nın temyiz itirazlarına gelince;
Toplanan delillerden mahkemece davalı-davalı kocanın tespit edilen kusurlu davranışları yanında davacı-davalı kadının da bir başka erkekle iş ilişkisini aşacak, eşinin güvenini sarsacak şekilde telefon görüşmeleri yapıp, mesajlaştığı anlaşılmaktadır. O halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcuttur. Olayların akışı karşısında davalı-davacı (koca) da dava açmakta haklıdır. Öyleyse davalı-davacı kocanın davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/5099, K. 2013/28382, 3 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama