KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/5139 E., 2013/8571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2013
- Mahkemesi
- Üsküdar 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 23.3.2012
- Numarası
- Esas no:2011/159 Karar no:2012/211
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından; velayet ve reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, davalı (koca) tarafından ise; kadının kabul edilen davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kocanın tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmaya neden olan olaylarda davalı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği; eşinin eve girmesini engellemek için kapının kilidini değiştirdiği, eşine fiziksel şiddet uyguladığı ve "bu işi kafamda bitirdim" dediği anlaşılmakta olup, mahkemece de davalı kocanın tamamen kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davalının sabit olan bu kusurlu davranışlarının davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu ve Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşullarının gerçekleştiği nazara alınmadan davacı kadının manevi tazminat isteğinin "şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile" reddi doğru olmamıştır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/5139, K. 2013/8571, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama