KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/669 E., 2013/2585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Kozan l. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 24.03.2010
- Numarası
- Esas no:2008/446 Karar no:2010/149
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, 11.09.2007 tarihinde eşi S. aleyhine zina nedeni ile boşanma davası açmış, çocukların velayetlerinin yapılacak DNA testi sonucuna göre karara bağlanmasını talep etmiştir. 06.03.2008 tarihli boşanma kararı ile kocanın nüfus kaydının düzeltilmesi veya soybağının reddi davası açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
Bu karar üzerine davacı 13.05.2008 tarihinde, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/153 esas sayılı dosyasında açtığı dava ile, çocukların kendi hanesinde olan kayıtlarının iptali ile, annelerinin hanesine kaydedilmelerini talep etmiştir. Mahkemece, davacının soybağının reddi davası açması gerektiği gerekçesi ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; bu kez davacı 30.12.2008 tarihinde eldeki soybağının reddi davasını açmıştır.
Davacı, zina nedeni ile boşanma davası açarken, çocukların velayetinin DNA testi sonucuna göre karara bağlanmasını istediğine göre, çocukların kendisinden olmadığını kesin olarak bildiği söylenemez; mevcut şüpheleri üzerine bu talepte bulunmuştur. 13.05.2008 tarihinde açtığı davada ise koca, çocukların nüfusta kendi hanesinden silinmelerini talep etmekle, onların soybağlarını reddettiğine dair iradesini ortaya koymuştur.
Hukuki nitelendirmenin yanlış yapılmış olması, davacının aleyhine hak düşürücü sürenin geçtiği şeklinde yorumlanamaz. Kaldı ki, soybağının reddine dair davasını da 30.12.2008 tarihinde açmış; nüfus kaydının düzeltilmesi davasını açtığı tarihten itibaren hak düşürücü süre dolmamıştır. O halde, davanın esasının incelenmesi gerekirken, hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/669, K. 2013/2585, 30 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama