KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/7053 E., 2013/19433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Erzurum Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 08.11.2012
- Numarası
- Esas no:2011/493 Karar no:2012/941
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından temyiz edilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup, davalının yetkiye ilişkin itirazını cevap süresi içinde ileri sürmemiş bulunmasına, itirazın reddinin bu sebeple yerinde olmasına göre, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece, müşterek çocuklardan Serkan, Erkan ve Gökhan'ın velayetleri davalı (baba)'ya.
1.11.2010 doğumlu Mertcan'ın velayeti ise davacı (anne)'ye bırakılmış; velayetleri babaya bırakılan çocuklarla anne arasında, velayeti anneye bırakılan çocukla da davalı (baba) arasında; “aynı şehirde oturmaları hali” için, aynı günlerde ve aynı saatler arasında kişisel ilişki tesis edilmiş; velayeti anneye bırakılan çocukla davalı baba arasında ayrıca “farklı şehirde oturmaları hali” için de ilave bir kişisel ilişki düzenlemesi yapılmıştır.
Davacı annenin, velayetine bırakılan çocuğuyla birlikte Erzurum'da, davalı (baba)’nın ise velayetlerine bırakılan çocuklarıyla birlikte Ankara'da oturdukları anlaşılmaktadır.
Çocuklardan bir kısmının velayetinin babaya, diğerinin ise anneye bırakılması halinde, velayet kendisine bırakılmayan eşle, diğeri arasında kişisel ilişki düzenlenirken, kardeşlerin birbirlerini görmelerine olanak sağlayıcı şekilde düzenleme yapılması, kardeşlik ilişkilerin gelişmesi ve aile bağları bakımından menfaatlerine uygun düşer.
Ayrıca, taraflar mevcut duruma göre ayrı şehirlerde yaşıyor olmakla birlikte, günümüzdeki ulaşım olanaklarındaki kolaylık gözetildiğinde, kişisel ilişkiye dair düzenleme yapılırken, taraflar bu hususun dikkat alınmasını açıkça talep etmemişlerse, “ayrı şehir, aynı şehir ayırıma” gidilmesinin de önemi bulunmamaktadır.
Bu bakımdan, kardeşlerin birbirlerini görecekleri şekilde ve aynı şehir ayrı şehir ayırıma gidilmeksizin uygun sürelerle kişisel ilişki tesis gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/7053, K. 2013/19433, 8 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama