İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/730 K.2013/13537

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 194

Esas2013/730Karar2013/13537Tarih13 Mayıs 2013Okuma5 dk · 996 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2013/730 E., 2013/13537 K.·Boşanma Davası Ortak Hayatın Kurulamaması Yoksulluk Nafakası Vakıaların Somutlaştırılması

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mayıs 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

996 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 194

TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 166

"İçtihat Metni"

Özet: Önceki boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra üç yıllık sürede, ortak hayat kurulamadığından boşanma davasının kabulü ve davalı-davacı (kadın)’ın asgari yaşam gereksinimlerini karşılamaya yeterli, düzenli ve sürekli gelirinin bulunması sebebiyle yoksulluk nafakasının reddi isabetlidir.

Taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli olacak şekilde somutlaştırmalı ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmelidirler. Somutlaştırma yükü, dava açılırken veya cevap dilekçesi verilirken belirtilmemiş olması halinde söz konusu olup, vakıalar belirli ve hangi delilerle ispat edileceği belirtilmiş ise, somutlaştırma yükümlülüğüne ihtiyaç yoktur.

Davalı-davacı (kadın) birleştirilen boşanma davasında, iddiasını dayandırdığı vakıaları göstermiş ve dayandığı delilleri de belirtmiş, ön inceleme duruşmasından önce tanıklarının isim ve adreslerini de vermiş olduğundan, tanıklar usulünce dinlenerek tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, tarafların kusurları saptanmalı ve tazminat talepleri buna göre sonuca bağlanmalıdır.

Taraflar arasındaki “boşanma” davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm; davacı-davalı (koca) tarafından, kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen maddi tazminat yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından da, kocanın boşanma davası, kusur belirlemesi, lehine hükmedilen maddi tazminatın miktarı ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, koca tarafından açılan boşanma davasında Türk Medeni Kanununun 166/son maddesindeki sebebe dayanılmış olup, toplanan delillerle, daha önceki boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra geçen üç yıllık süre zarfında ortak hayatın yeniden kurulamadığının gerçekleşmiş bulunmasına, bu sebeple kocanın boşanma davasının kabulünde bir isabetsizlik görülmemesine,

davalı-davacı (kadın)’ın yoksulluk nafakası isteğinin de, asgari yaşam gereksinimlerini karşılamaya yeterli, düzenli ve sürekli gelirinin bulunması sebebiyle reddedilmiş bulunmasına göre, davalı-davacı (kadın)’ın bu yönlere ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Mahkemece, davalı-davacı (kadın)’ın gösterdiği deliller toplanmadan sonuca gidilmiş, delillerin toplanmamasının gerekçesi olarak; verilen kesin süre zarfında davalı-davacı (kadın) vekilinin, tanıklarını hangi vakıalar için dinletmek istediğine ilişkin açıklamada bulunmamış olması gösterilmiştir.

Davalı, birleştirilen boşanma davasına ilişkin 27.1.2012 tarihli dava dilekçesinde; boşanma sebebi olarak iddiasını dayandırdığı vakıaları göstermiş, iddia edilen vakıaların hangi delillerle ispat edileceğini de aynı dilekçesinde belirtmiştir. Vakıa olarak karşı tarafın sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığına, fiziki şiddet uyguladığına ve birlik görevlerini yerine getirmemiş olmasına dayanmıştır.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 194. maddesi gereğince, taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli olacak şekilde somutlaştırmalılar ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Maddede sözü edilen somutlaştırma yükünün amacı, mahkemenin uyuşmazlığı doğru saptayıp, yargılamayı doğru ve sağlıklı bir şekilde yürütebilmesi ve makul sürede sonuçlandırmasını sağlamaktır.

Somutlaştırma yükü, dava açılırken veya cevap dilekçesi verilirken iddia ve savunmanın dayandırıldığı vakıaların ve hangi vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin belirtilmemiş olması halinde söz konusudur. Vakıalar belirli ve hangi delillerle ispat edileceği belirtilmiş ise, artık somutlaştırma yükümlülüğüne ihtiyaç yoktur.

Davalı-davacı (kadın) birleştirilen boşanma davasında; iddiasını dayandırdığı vakıaları göstermiş ve bu vakıaları hangi delillerle kanıtlayacağının da, diğer bir ifade ile dayandığı delilleri belirtmiş, ön inceleme duruşmasından önce de (09.05.2012 tarihinde) tanıklarının isim ve adreslerini gösteren listeyi mahkemeye vermiştir. Bu durumda gösterilen tanıkların, dava dilekçesinde yer alan vakıalar konusunda dinletilmek istendiği açıktır.

Hal böyleyken davalı-davacı (kadın) vekilinden, gerekmediği halde, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 194. maddesi gereğince “hangi tanığın hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini belirtmesinin” istenmesi ve bu yönde açıklamada bulunması için süre verilmesi hukuki sonuç doğurmaz.

Bu bakımdan, davalı- davacı (kadın) vekilinin gösterdiği tanıklar usulünce dinlenmeli ve tüm delilleri birlikte değerlendirilerek tarafların kusurları saptanmalı ve tazminat talepleri buna göre sonuca bağlanmalıdır. Bu yapılmadan tazminatlar hakkında eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

S o n u ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple (BOZULMASINA), bozma sebebine göre, davalı-davacı (kadın)’ın maddi tazminatın miktarına ve manevi tazminata ilişkin temyiz itirazları ile davacı-davalı (koca)’nın kusura ve kadın lehine hükmolunan maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı dışında ve incelenmeyen yönler haricindeki temyize konu bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple (ONANMASINA), temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13.05.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava 26.10.2011 tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 194/2. maddesi “... tarafların dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur...” hükmünü içermektedir. Bu hüküm, dava temeli olarak bildirilen vakıalar ile bu vakıaların ispatı için gösterilen deliller arasındaki bağlantı bakımından “somutlaştırma yükü”nü açıklamaktadır.

Kanunda, somutlaştırmanın zorunlu olduğu belirtilmekle birlikte, yaptırımı gösterilmemiştir. Açılmış bir davaya, usul hukuku hükümlerini uygulamak suretiyle, uyuşmazlığı çözüp, karara bağlamak hakimin görevidir. Bu bakımdan; hakim, bir davada somutlaştırma yükünün gereğini yerine getirmediği zaman, kendi kendine uyuşmazlığın çözümünü, temyiz denetimi yapılmasını güçleştirmiş ve aynı zamanda yargılamanın makul sürede bitirilmesine özen göstermemiş duruma düşebilir.

Zira, böyle bir durumda; tüm delillerle, tüm vakıaların kanıtlanmak istenildiği sonucu ortaya çıkacaktır. Açıklanan sakıncaları önlemek isteyen hakimin, somuşlaştırma yükünün gereğini yapması, kanunun kendine tanıdığı yetkiyi kullanarak, somutlaştırma konusunda ilgili tarafa kesin süre vermesi, kesin süreye uyulmadığı takdirde yaptırımını da bildirmesi gerekir.

Hakim somutlaştırma için davalı-davacı kadın vekiline iki haftalık süre vermiş, uyulmadığı takdirde de gösterdiği tanıkların dinlenmeyeceğini bildirmiştir. Davacı vekili, verilen sürede somutlaştırma yükünün gereğini yerine getirmemiştir. Hakimin somutlaştırma yükü konusunda yaptırım koyma yetkisinin bulunmadığını kabul etmek. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 194/2. maddesinin varlığını anlamsız kılacağı gibi, hakimin elini kolunu bağlamak sonucunu da doğuracaktır.

Kuşkusuz hakim bu yaptırım yetkisini kullanırken; adil yargılanma hukuku kapsamındaki “hukuki dinlenilme hakkı”nı ihlal etmemelidir. Bu nedenle; davanın niteliği, bildiren vakıalar ve gösterilen deliller göz önüne alındığında; somutlaştırma yükü için süre verilmesinde usul hukuku bakımından somut bir yararı yoksa; süre verilmesi sonuç doğurmayacaktır.

Somut davada; davalı-davacı kadın, kocanın kusuruna ilişkin olarak, onun “sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı” “fiziki şiddet uyguladığı” ve “birlik görevlerini yerine getirmediği” vakıasına dayanmış; bunları kanıtlama için de dört tanık göstermiştir.

Birden fazla vakıa ve birden fazla tanık olduğuna göre, hakimin somutlaştırma konusunda ilgili tarafa kesin süre vermesi, kesin sürede somutlaştırma yapılmadığında ise, kesin sürede bildirdiği yaptırımı uygulayıp davalı-davacı kadın tanıklarını dinlememesi usul ve yasaya uygundur.

Açıkladığım nedenlerle, değerli çoğunluğun kararın (2.) bendindeki bozma kararına katılmıyorum. Hükmün onanması gerektiğini düşünüyorum.

Üye İ..... O....

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/730, K. 2013/13537, 13 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/730
Karar No
2013/13537
Tarih
13 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/731 K.2013/5151
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/731 K.2013/13538
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/732 K.2013/5147
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/732 K.2013/8867
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/732 K.2013/13909
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/733 K.2013/16562

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.