KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/7434 E., 2013/30578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Eskişehir 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 13.12.2012
- Numarası
- Esas no: 2010/1169 Karar no:2012/871
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı koca tarafından, kusur belirlemesi, kendi manevi tazminat talebinin reddi, kadına verilen maddi tazminat, nafakalar, velayet ve kişisel ilişki yönünden; davalı kadın tarafından ise, boşanma kararı, kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi ve maddi tazminat talebinin miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 24.12.2013 günü duruşmalı temyiz eden davalı Z.
T. vekili Av. .... ve karşı taraf temyiz eden davacı S. T.ile vekili Av. ....geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle annesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kalan ve eşi düşük yaptığında hastalığı ile ilgilenmeyen kocanın, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda daha ziyade kusurlu olduğunun ve Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının oluştuğunun anlaşılmasına göre, davacı kocanın tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kocanın, eşi düşük yaptığında hastalığıyla ilgilenmediği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Davalı kadının tazminatlara faiz talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/7434, K. 2013/30578, 24 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama