KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/803 E., 2013/13916 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Feke Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 10.10.2012
- Numarası
- Esas no:2012/15 Karar no:2012/155
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, koşullarının gerçekleşmesi üzerine, Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına ve anlaşılan boşanmanın mali sonuçları ile çocuğun durumu hakkında karar oluşturulmuş ise de; anlaşılan bütün hususlara hükümde yer verilmesi gerektiği halde; velayeti anneye bırakılan, tarafların ortak çocuğu 2007 doğumlu Sıla için aylık 200 TL. iştirak nafakasının davacıdan alınıp, davalı kadına verilmesine ilişkin anlaşmaya hükümde yer verilmediği görülmektedir. O halde iştirak nafakası hakkında tarafların vardıkları anlaşmaya uygun olarak hüküm tesis edilmesi gerekirken; bu konuda hüküm oluşturulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Anlaşmalı boşanma davaları "Bütün" oluşturur. Anlaşmalı boşanma davalarında karar "kademe kademe" kesinleşmez. Değerli çoğunluk şimdilik boşanma bölümünü sonra da iştirak nafakalarını kesinleştirebileceğini düşünmektedir. Oysa verilen bu bozma kararı sonrasında örneğin davacı kalan davasından feragat ettiğinde iştirak nafakasından karar verme olanağı bile kalmaz (HMK. md. 24/1).
Anlaşmalı boşanma hükmünün boşanma bölümünün kesinleşmesine temyiz istemine sınırlayarak sebebiyet veren değerli çoğunluk bir yandan tarafları "anlaşmalı" boşanmış kabul ederken diğer yandan "iştirak nafakası" yönünden çekişmenin sürdüğünü söylerken yaman bir çelişki içindedir. İştirak nafakası konusunda ÇEKİŞME SÜRDÜĞÜNE göre tarafları ANLAŞMALI boşanmış kabul etmemize Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi hükmünün AÇIK YAZIMI karşısında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. maddesi hükmü izin vermemektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/803, K. 2013/13916, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama