KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/8235 E., 2013/21549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ankara 10. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 18.12.2013
- Numarası
- Esas no: 2011/1618 Karar no:2012/1524
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, nafakalar ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı 18.11.2011 tarihinde açtığı boşanma davasında dava dilekçesiyle ziynet alacağı talebinde bulunmamış, bu isteğini ilk defa ön inceleme duruşmasında ileri sürmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141. maddesi "taraflar cevaba cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise, ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir veya değiştirebilirler.
Ön önceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir veya değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez, iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." hükmünü içermektedir.
Belirtilen Kanun maddesinden açıkça anlaşılabileceği gibi, davacı ziynet talebi konusunda iddiasını (talep sonucunu) süresinden sonra genişletmiş olup; davalının bu konuda açık muvafakati olmadığı gibi, bu konuda, usulünce yapılmış bir "ıslah” işlemi de mevcut değildir. O halde; davacının bu talebi hakkında usulüne uygun olarak yapılmış bir istek bulunmadığından, "karar verilmesine yer olmadığı kararı" verilecek yerde, kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/8235, K. 2013/21549, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama