KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/8368 E., 2013/21603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Çorlu Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 11.10.2012
- Numarası
- Esas no:2011/548 Karar no:2012/1105
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de toplanan delillerden bir başka kadınla yaşayıp, çocuk sahibi olan kocanın sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, kadının ise birlik görevlerini yerine getirmediği, ortak konutu terk ederek birlikte yaşamaktan kaçındığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda her iki tarafta kusurlu olmakla birlikte davacı koca kadına göre daha ağır kusurludur.
Kocanın davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2 maddesi koşulları oluşmuş olup bu sebeple verilen boşanma kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan, boşanmaya ilişkin hükmün kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilmek suretiyle (HUMK md. 438/son) onanmasına karar vermek gerekmiş, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın ve ortak çocuk Tayfun yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3-Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. (TMK.md.182) Bu hususu hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. O halde velayeti anneye verilen küçük Tayfun için iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/8368, K. 2013/21603, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama