KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/8415 E., 2013/12559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Kadıköy 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17.05.2012
- Numarası
- Esas no:2010/375 Karar no:2012/408
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından; her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-davalı kocanın eşine karşı fiziksel şiddet uygulaması, güven sarsıcı davranışlar sergilemesine birlik görevlerine ihmal etmesine karşılık davalı-davacı kadının da eşine fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve evliliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.
Gerçekleşen olaylara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı-davalı koca daha fazla kusurludur. Türk Medeni Kanununun 166. maddesi daha fazla kusurlu olanın dava hakkını elinden almış değildir. Bu halde boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurlu bulunması ve boşanmaya karşı çıkmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması, evlilik birliğinin devamında korunmaya değer bir yarar kalmamış olması gerekir.
Somut olayda davalı-davacı kadın az da olsa da kusurludur. Davalı-davacı kadın da boşanma istediğine göre kocanın davasına itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında taraflar ve müşterek çocuk bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamıştır.
Gerçekleşen bu durum karşısında Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi uyarında davacı-davalı kocanın boşanma davasının da kabulüyle boşanmaya karar verilmesi gerekirken isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/8415, K. 2013/12559, 6 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama