KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/8670 E., 2013/21936 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Küçükçekmece 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 11.01.2013
- Numarası
- Esas no:2011/355 Karar no:2013/46
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden, davalı (kadın) tarafından ise; tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kocanın tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Davalı (kadın) yararına 20.000 TL maddi tazminat, 25.000 TL manevi tazminat ve aylık 2.250 TL de yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Hükmedilen maddi tazminatın az/yetersiz olduğu belirtilerek, hüküm bu yönden bozulmuştur. Davalı kadının bir başka kimseye yönelik bakım yükümlülüğü bulunmamaktadır. Yoksulluk nafakası, boşanmadan önceki yaşam düzeyinin korunması için değil, asgari yaşam gereksinimleri için verilir. Bu bakımdan, hükmedilen yoksulluk nafakası da fazla/çok olmuştur. Hüküm sadece maddi tazminat azlığı yönünden değil, koca yararına yoksulluk nafakası fazlalığı yönünden de bozulması gerektiğini düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/8670, K. 2013/21936, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama