KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/87 E., 2013/21459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Söke 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 04.10.2012
- Numarası
- Esas no:2010/567 Karar no:2012/403
Karar Metni
219 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava konusu taşınmazın aile konutu olarak özgülendiği tartışmasızdır. Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi gereğince, taşınmaz üzerinde hak sahibi olan eşin tasarrufu, diğer eşin açık rızasına bağlıdır. Ne var ki, taşınmazın tapu kaydı üzerine ipotek tesis edildiği tarihte, tapu kütüğünde "aile konutu" olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişinin kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur (TMK.md.1023).
Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre, lehine ipotek tesis edilenin, kötüniyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü, bunu iddia edene düşer (TMK.md.6). Davacı, lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunu gösteren bir delil getirememiştir. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi gereğince lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişinin kazanımı korunacaktır.
Öyleyse davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru değildir.
KARŞI OY YAZISI
Malik olmayan eşin "açık rızası" alınmadan yapılan işlem kesin hükümsüzdür. Farklı düşünüyoruz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/87, K. 2013/21459, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama