KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/8807 E., 2013/22752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının gösterdiği tanıklar dinlenmiş olup, bu tanıkların dahi davacının kusuruna ilişkin somut bir olay ortaya koymadıklarının anlaşılması karşısında, davacının kendi tanıklarından vazgeçmesine davalının açık izni olmadığını ( HMK. md. 196) ileri sürmesinin dürüstlüğe uygun (...md.29/1) görülmediğine göre, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece, 19.12.2012 günü icra edilen ön inceleme duruşmasında davalı yararına "duruşma tarihinden geçerli olmak üzere tedbir nafakası tayin edilmiş, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine" karar verilmiş, nihai hükümde de ara kararına atıf yapılarak "bağlanan tedbir nafakasının aynı miktar üzerinden karar kesinleşinceye kadar devamına" karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 169'ncu maddesi gereğince aksi yönde bir talep bulunmadıkça veya gerektirici sebep gösterilmedikçe dava tarihinden geçerli olacak şekilde tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekir.
Bu husus nazara alınmadan, davalı yararına dava tarihinden geçerli olacak şekilde tedbir nafakası tayini gerekirken ön inceleme duruşmasının icra edildiği 19.12.2012 tarihinden geçerli olacak nafaka tayini doğru değil ise de, kanuna uymayan bu husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına lüzum bulunmadığından, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur (HUMK. md. 438/7).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/8807, K. 2013/22752, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama