KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/8870 E., 2013/22430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 11.10.2012
- Numarası
- Esas no:2010/235 Karar no:2012/301
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar, kadının reddedilen maddi ve manevi tazminat istekleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, hükmün 6. bendinde vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiğinin anlaşılmasına göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadının güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği, buna karşılık davalı kocanın da eşine kız çıkmadı şeklinde aşağılayıcı beyanda bulunduğu, eşini babaevine göndermek suretiyle birlikte yaşamaktan kaçındığı anlaşılmaktadır Gerçekleşen bu olaylara göre; evlilik birliği temelinden sarsılmıştır. Bu sonuca ulaşılmasında tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Durum böyleyken; mahkemece kadının tamamen kusurlu kabul edilmesi doğru olmadığı gibi; eşit kusurlu eşin yoksulluk nafakası talep etmesi mümkün iken(TMK.md.175); hatalı kusur belirlemesi sonucu davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olarak davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/8870, K. 2013/22430, 1 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama