KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/9381 E., 2013/23443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Tarsus 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 15.02.2013
- Numarası
- Esas no:2012/148 Karar no:2013/119
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesinde yer alan "anlaşmalı boşanma" koşulları gerçekleşmedikçe davalının "davayı kabul" açıklaması tek başına hukuki sonuç doğurmaz (TMK md. 184/3). Nitekim mahkemece de bu hukuki durum bilindiği için davacıdan delil göstermesi istenmiş ve davacının gösterdiği deliller toplanmıştır.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı anlaşılmakta ise de, bu sonucu tamamen davacının kusurlu tutum ve davranışlarıyla ulaşıldığı, davalıya atfedilebilecek hiç bir kusurun gerçekleşmediği görülmektedir. Tamamen kusurlu olan tarafın ise dava hakkı yoktur.
Bu durumda davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/9381, K. 2013/23443, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama