KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/9408 E., 2013/23069 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Antalya 6. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 28.01.2013
- Numarası
- Esas no:2012/385 Karar no:2013/57
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından koca lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalının dava süresince cezaevinde "tutuklu" olduğu davacının ise çalışmadığı ve herhangi bir gelirinin ve malvarlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Cezaevinde "tutuklu" ya da "hükümlü" olanların iaşesinin Devletçe karşılandığı gözetilmeksizin davalı yararına Türk Medeni Kanununun 169'ncu maddesi gereğince tedbir nafakası tayin edilmesi doğru bulunmamıştır.
2-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK.md.175). Davacının çalışmadığı herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, ablasının yanında kaldığı ve onun desteğiyle yaşamını sürdürdüğü, nafaka verecek mali gücünün bulunmadığı, davalının ise 2022 sayılı Kanun kapsamında "özürlü" maaşı aldığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davalı bu maaşının kesildiğini ileri sürmüş ise de, buna ilişkin bir delil sunmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacının davalıya yoksulluk nafakası ödemekle sorumlu tutulması doğru bulunmamıştır.
3-Dava kabul edildiğine göre, davacının yaptığı yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan tahsiline (HMK. md. 326/1) karar verilmesi gerekirken, davacının üzerinde bırakılması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/9408, K. 2013/23069, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama