KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/9426 E., 2013/23083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sincan 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 24.01.2013
- Numarası
- Esas no:2012/145 Karar no:2013/31
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından; yararına hükmedilen tazminatların ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden, davalı (koca) tarafından ise; kusur belirlemesi, davacı kadın yararına hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı kocanın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın 08.03.2012 tarihinde açtığı boşanma davasında dava dilekçesiyle maddi ve manevi tazminat (TMK. md. 174/1-2) talebinde bulunmamış, bu talebini ilk defa ön inceleme duruşmasından sonra, tahkikatın 20.12.2012 tarihli ikinci oturumunda ileri sürmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesi "taraflar cevaba cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise, ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir veya değiştirebilirler. Ön önceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir veya değiştirebilir.
Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." hükmünü içermektedir.
Belirtilen kanun maddesinden açıkça anlaşılabileceği gibi, davacı maddi ve manevi tazminat konusunda iddiasını (talep sonucunu) süresinden sonra genişletmiş olup; davalının bu konuda açık muvafakati olmadığı gibi, bu konuda usulünce yapılmış bir "ıslah" işlemi de mevcut değildir.
O halde; davacının maddi ve manevi tazminat talebi hakkında usulüne uygun olarak yapılmış bir talep bulunmadığından," karar verilmesine yer olmadığı kararı" verilecek yerde, kabul edilip, davacı yararına yazılı şekilde maddi ve manevi tazminat takdiri usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/9426, K. 2013/23083, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama