KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/10229 E., 2014/11537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Ankara 5. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 24.12.2013
- Numarası
- Esas no:2013/1231 Karar no:2013/1611
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davası ile davalı tarafından bağımsız olarak açılan "nafaka" ve "ziynet alacağı" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hukuk Genel Kurulunun boşanma ile ilgili, Dairemizin de ziynetlerle ilgili bozma kararlarına uyularak verilen 23.01.2013 tarihli hüküm; tarafların temyizi üzerine Dairemizce, "...bozma kararları davalı-davacı (kadın)'a tebliğ edilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu..." gerekçesiyle 27.06.2013 tarihinde bozulmuş, bozma sebebine göre diğer yönler incelenmemiştir. Mahkemece, bu bozmaya uyulmuş, bozmanın gereği yerine getirilmiştir.
27.06.2013 tarihli bozma kararı ile bozulan hüküm tamamen ortadan kalktığına göre "boşanma davasının reddi" ve "otuz sekiz adet çeyrek altın ve 300 lira nakit para" hakkında artık ortada bir hüküm mevcut değildir. Bozularak ortadan kalkmış olan bir hükmün kesinleşmiş olduğundan da söz edilemez.
Bu bakımdan, koca tarafından açılan boşanma davası ile davalı (kadın) tarafından açılan birleştirilen ziynet alacağı davası ile istenen otuz sekiz çeyrek altın ve nakit para ile ilgili uyulan bozma kararı gereğince yeniden hüküm kurulması zorunludur. Bu yönlerin kesinleştiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Hükmün üçüncü maddesinin (d) alt bendinde yer alan harçtan taraflardan hangisinin sorumlu olacağının hüküm yerinde gösterilmemesi de doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/10229, K. 2014/11537, 26 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama